Albüm Kapağından Şarkı Dinleme Dönemi     /    İDO'da Bahar Kampanyası Başlıyor     /    Ford Otosan'a Mixx Awards Ödülleri     /    SAP Teknolojisi Mobil Kongrede Fark Yarattı     /    Sandoz İki Fabrikası ile İlk Beşte     /    Dişi Leoparlar Cevahir AVM'de     /    Aileye Kast Eden Dinamit: Müt’a     /    Ege PERDER Yeni Başkanını Seçti     /    Bebekte İnatçı Ağlama Niye?     /    Goran Bregović, Zorlu Center PSM'de     /    TeknoSA'dan İstanbul’a 59’uncu Mağaza     /    WhatsApp’ın Masaüstü Programı Yok     /    İSO İnovasyon Büyük Ödülü VİKO'nun     /    Zamanı Durduran Muhteşem Dörtlü     /    Sigortasını Yapı Kredi'den Yaptırana Fırsat     /    Goodyear Ürünleri Cenevre Fuarı'nda     /    Kalbinizin Ritmini Koruyun     /    Kanz ile Çocuklar Bahara Hazır     /    Finansbank 2013 Sonuçlarını Açıkladı     /    Deha Bilimlier İstanbul Mojo Sahnesinde     /    TTNET’e Kurumlar Vergisi Ödülü     /    İDA'dan Ücretsiz Doğum Semineri     /    Terra Ataşehir Çarşı'da Satışlar Başladı     /    Kadınlar Gününde Ücretsiz Makyaj Eğitimi     /    Brisa’nın 2013 Cirosu 1,489 Milyon TL     /    BTA Aşçıları Ödüle Doymuyor     /    Vialand'de İki Yeni Atama     /    Pegasus Avrupa'nın En Uygunları Arasında     /    Spastik Çocuklar Vakfı'na Uluslararası Ödül     /    Nedeni Bilinmeyen Ağrı; Kronik Pelvik Ağrı
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ


ANKET
Son işinizi nereden buldunuz?
Gazete İlanı
Kariyer Siteleri
Tandık
Şirkete Başvuru
Diğer
LİNK BANKASI
Taner Özdeş
Satışta ve İş hayatında VİZYON?
17 Mayıs 2007

Bugün Türkiye’den dünya çapında çok sayıda firma çıkmıyor. Ülkemizde dünya sıralamasına

giren firmaların bile yurtdışı operasyonları ve yatırımları yok denecek kadar az. Koç, Sabancı gibi kuruluşlar dahi ülkemizde milyar dolarlarlık yatırım yaparken aynı cesareti yurtdışında gösteremiyorlar. Futbol, basketbol, güreş, halter ve voleybol dışında tenis, yüzme, atletizm vb alanlarda dünya çapında sporcu çıkaramıyoruz;.

 

Bunun temel sebebi vizyon, yani hedeflerin buna göre oluşturulmaması. Geçen gün bir iş kokteylinde konuşuyorduk, bugün 1 milyon doları olan bir kişi ne yapar diye; emekli olur, araba, ev satın alır...vb. cevaplar geldi. Çoğumuz 1 milyon dolarım olsun emekli olacağım diyerek daha büyük başarılarımızı engelliyoruz.

 

Bir bebeği ele alalım; sınırları yoktur. Zihni verimli bir potensiyel ve olasılıklar bahçesidir.

Doğru yetiştirildiğinde başarılı olur. Diğer yandan, dört yaşındaki bir çocuğun günde kaç kez güldüğünü tahmin edin. Üç yüz kez. Bugün toplumumuzdaki ortalama bir yetişkinin bir gün boyunca günde kaç kez güldüğünü tahmin edin: onbeş. İnsan beyni de olumsuzluklar ve korkularla dolurulduğu sürece vasat hale gelir.

 

Satışta en büyük engel, insanın kendisidir, yani düşüncesidir. İnsanlar sadece iki korku ile doğarlar: “Yüksek ses” ve “Düşmek”. Diğer tüm korkular zaman içinde  bize öğretilir. İnsan özgüvenini, olumlu  düşünce ve pozitif enerejisini doğru yönlendirmezse 7 yaşından sonra kaybetmeye başlar, bunun yerini önyargılar, korkular, başarısızlık korkuları ve endişeler alır. Burada önemli nokta insanın ne yapacağının sınırını kendisinin, yani düşüncesinin  belirlediğidir. Belirlemiş olduğu sınırlar ve hedefler, daha büyük başarılara ulaşılmasını engeller. Genelde Türk toplumu olumsuzluğu ve negatif düşünceyi makul karşılar. O yüzden başarısızlık çoğu kişi tarafından makul kabul edilir, yoğunum veya elimden gelen bu kadar şeklinde defansif düşünceyle mevcut poteniyel yerine rahat ve kolay yapılabilecek (şans da yardım edebilir) hedefler koyar, aslında sonuç başarısızlıktır veya vasat bir başarıdır. Bunu gündelik yaşamımızda en çok futbol ve basketbolda yaşarız. Avrupa ve Dünya kupalarında başarısız olan takımlar, bunu hep hakem hatalarına veya buna benzer nedenlere bağlarlar. Doping alan sporcularımızı bile korumaya çalışan bir zihniyet vardır toplumumuzda!

 

Bugün çok para kazanan satıcı ile orta kazanan bir satıcının arasındaki en büyük fark kendilerine koymuş oldukları hedef, zamanı kullanma yeteneği ve düşünce sınırlardır. Kişi ne kadar düşük veya yapılabilir bir hedef kendine koyarsa, elde edeceği başarıda bunun üzerinde olamaz. Bugün, Türkiye’de çoğu satıcı planlama, tahmin tabloları ve hedeflerle çalışmaz, araştırma yapmaz, kendini geliştirmeye çalışmaz, bu nedenle hedefler genelde düşük tutulur, amaç başarısız olmamaktır! Kendimize büyük hedefler koyduğumuz sürece başarı oranımız artar. Araba ve ev dışında daha büyük hedefleri düşleyerek daha büyük başarılara imza atabiliriz. Önemli olan hedefimizi doğru ve yeterince yüksek koyarak işe başlamaktır.

 

Satış vizyonumuzu nasıl oluşturmalıyız? Yaratıcı ve başarılı insanların en büyük farkı aynı şeyi görmelerine rağmen farklı düşünme yeteneğine sahip olmalarıdır. Farklı düşünebilmek ve yaratıcı olmak için öncelikle çok okumalı, gezmeli, sosyal derneklere üye olmalı ve birçok değişik kişi ile iletişim kurmalıyız. Zihnimizi korku ve önyargılar yerine cesaret, inanç ve başarı hırsı ile doldurmalıyız. Bugün Türkiye’den birçok yönetici dünyanın önde gelen şirketlerinde en üst pozisyonlarında yer almaktadır .

 

Internet sayesinde birçok bilgiye çok kısa zamanda ulaşabiliyor, araştırma yapabiliyor ve yeni şeyler öğrenebiliyoruz. Ülkemizdeki birçok yatırım, yurtdışını bu konularda ziyaret eden işadamlarımız tarafından yapılmaktadır. Yurtdışında gördükleri fikir, marka ve işleri ülkemize adapte etme becerisini göstermektedirler. Bu konuda düşünme ve yaratıcı  yeteneğimizi geliştirdiğimiz takdirde, vizyonumuzda bu oranda gelişecektir.  

 

Satışta vizyon oluşturmak iki şekilde olabilir; dünyada olup bitenleri ve trendleri yakın takip ederek veya müşteriye yakın olarak. Bugün en önemli olgu müşterinin ihtiyaçlarına hızlı ve zamanında cevap verebilmektir, bu da müşterilerimizi dinleyerek ve ihtiyaçlarını takip ederek sağlanabilir. Müşteri ihtiyaçlarını yerine getirmek için hedeflerimizi sürekli büyütmeliyiz ki vizyonumuz da aynı oranda gelişsin.Vizyon taklitle karıştırılmamalıdır. Vizyon kendimizi ileride nerede görmek istediğimizdir.

 

Geçenlerde Ortaköy’de bir kumrucuda birşeyler atıştırıyordum. Meraktan firma sahibine sordum, aynı yerde yan yana 4 kumrucu, birçok kokereççi ve patatesçi vardı. Nedenini sorduğumda bunun herkese faydası olduğunu böylece o bölgeye daha çok kişi çektiklerini söylediler. Bu vizyon gerçekten doğru muydu? Kendilerine göre doğru işi yaptıklarını düşünüyorlardı, vizyonları o kadarını başarı olarak görmelerini sağlıyordu.

 

Yakın bir zamanda Türkiye’nin önde gelen bir işadamı ile sohbet ediyordum. Kendisine muhasebe müdürü pozisyonu için birisinin başvurduğunu ve bu kişi ile görüşme yaptıktan sonra başvuru yapan kişiye teşekkür ettiğini, kendisinin bu pozisyon için uygun olmadığını söylediğinde o kişinin şaşırdığını söyledi. Kendisi de bunu üzerine aynen şöyle demiş “Bu işi çok iyi şekilde yapacağınıza inanıyorum, ama bilginiz ve tecrübeniz şirketimi ileri götürmeye yeterli değildir.” Bir işi sadece yerine getirmek yeterli değildir, önemli olan işi ileri götürmektir. Bu da ancak vizyon sahibi olarak olur.  

 

Türkiye’de kısıtlı finansman ve risk sermayesi, yaratıcılıktan çok ezberliciğe dayanan eğitim sistemi, müdahaleci ve koruyucu aile sistemi, toplum ve çevre baskısı, kişilerin gerçek potensiyellerini gerçekleştirmelerine engel oluyor. Bunun yerine düşünmeyen, özgüveni eksik ve sürekli bahane üreten yaratıcı olmayan beyinler yaratıyoruz. Şirketlerin satış vizyonlarını Türkiye sınırlarının dışına ihraç etme zamanının geldiğine inanıyorum. Daha cesur, girişken, kendine güvenen yeni jenerasyon, Internet, TV, DVD, VCD ile daha yaratıcı ve vizyoner yetişiyorlar. Anne ve babalarının önyargı, negatif düşünceleri olmadan ülkemizi 21.yüzyıla başarı ile taşıyacaklarına inanıyorum, yeterki bizler onlara  engel olmayalım, kendi hatalarımızı ve korkularımızı onlara taşımayalım.

Yazarın Diğer Yazıları

İş Başvuru Bilgileri
Staj Başvuru Bilgileri





Şehir Şehir Alışveriş Merkezleri

Kongre ve İş Otelleri

YAZARLAR
M. Efsun Yüksel Tunç
HAVA DURUMU
Ankara 14/28 °C
İstanbul 21/26 °C
İzmir 13/29 °C
PİYASALAR
DOLAR
3,5209
EURO
4,1790
IMKB
80.549
ALTIN
146,353